Son yıllarda daha iyi yaşam koşulları için yüksek yaşam riskiyle yola çıkanların sayısında eksilmeyen bir artış var.
Akdeniz ve Ege Denizi, umuda yolculukta insanlık dramlarına sahne oluyor.
Avrupa, Ukrayna’dan göç eden milyonlara kucak açtığı gibi, Afrika ve Asya’dan göç edenlere kucak açmıyor.
İnsani değerlerin yüksek olduğu seslendirilen ve en önemlisi ırkçılığa karşı olunduğu her fırsatta söylenen Avrupa’da insani değerler, ırkçı yaklaşımla farklı uygulanıyor.
Kuzey Kıbrıs’ta mahkeme haberlerinde, insan kaçakçılığıyla ilgili haberler, sıralamada ön sıralarda yer bulur.
Bugün sayfalarımızda yine bir insan kaçakçılığı haberi var.
“İnsan kaçakçılığı suçlamasıyla Ö.G.’yi mahkemeye çıkaran polis, suçlarını itiraf eden zanlının boyacılık yaptığını, söz konusu 5 kişiyi de korsan taksicilik yaparak bölgeye götürdüğünü, onlardan aldığı paraları da Güney Kıbrıs’ta ikamet eden şahsa gönderdiğini belirtti, soruşturma amaçlı olarak hakkında 2 gün tutukluluk emri aldı.”
Pek çok insanımız için bu haber sıradan.
Yasa dışı göç, Kuzey Kıbrıs için transit bir sorun gibidir.
2021 yılında Kuzey’den Güney’e geçip siyasi sığınma talebinde bulunanların sayısı 12 bin dolayında.
Daha önce de olaya bakış açımızı özetledik.
Kuzey’den Güney’e yasa dışı yollardan geçip, sığınma talebinde bulunanlar, KKTC’nin algısını da kirletmektedir.
Yüksek sesle seslendirilmese de Kuzey’den Güney’e geçip sığınma talep edenlerin, Güney’de yarattığı sıkıntıdan tırnak içinde ‘keyif’ alanlar bile olabilir.
Önlem almakta yeterince istekli davranmayan yetkililerimizin, göz önünde bulundurmadığı ciddi bir tehlike var.
Suç alışkanlığı, bir suçun ortağı olma, toplumu tehdit eden virüs gibidir.
Suç alışkanlıkları, yeni alanlara sıçrayabilir.
Bugün insan kaçakçılığının parçası olanlar, yarın çok rahat uyuşturucu ticaretinin de parçası olabilir.
Bir toplumda insan kaçakçılığı, uyuşturucu ve benzeri suçların içinde olanlar ne kadar çoksa o toplum o kadar tehdit ve tehlike altındadır.
İnsan kaçakçılığı takibi, kara para takibiyle de birleştirilir. Çünkü insan kaçakçıları, insanların istedikleri ülkeye, toprak parçasına ulaşmaya dönük katkısını, kimsenin kara gözü kara kaşı için yapmıyor.
Kişi başına ciddi paralar alarak yapıyorlar, yaptıklarını…
KKTC uluslararası tanınmış bir ülke olmayabilir.
Bu, Kuzey Kıbrıs’ın suç cenneti olacağı anlamına gelmez.
Tam tersi, bize uygulanan tüm izolasyonlara karşılık, bizim topraklarımız, meşru olmayan tüm faaliyetlere kapalı olmalıdır.
Kuzey Kıbrıs’ta, üniversitelerimiz ve turizm, lokomotiftir.
Turistler ve okuma niyetiyle gelen on binlerce öğrenci için Kuzey Kıbrıs’ın güvenilirliği çok önemlidir.
Yazımızı tamamlamadan üniversitelerimize iyi niyetle uyarıda bulunmak istiyoruz. Üniversiteler, özellikle üçüncü ülkelerden öğrenci kabul ederken titiz davranmalıdır. Öğrenci diye KKTC’ye gelip, makul bir miktar parayla işlemlerini tamamlayıp, sonrasında Güney’e sığınanlar, ‘Ne yapabiliriz?’ denilerek geçiştirilemez.
Bir zamanlar, vize işlemleri yeterli olmadan Londra’ya gidip siyasi sığınma talebinde bulunanlar için götüren hava yolu şirketleri ceza ödüyordu.
Gerekirse, öğrenci kabulünde titiz davranmayıp, benzer sonuçlara neden olan üniversiteler de cezalandırılmalı.
Öğrenci takibi insan kaçakçılığı dışında da pek çok suçlarla ilgili yapılabilmeli, daha doğrusu yapılmalı.
Kıbrıs Başyazı
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.